ترکمن نیوز

Turkmen TariliTurkmensNews- Türkmen adının kökeni, yapısı ve anlamı hakkında birçok farklı görüş bulunmaktadır. Bugün dar anlamda Türkmenistan’da yaşayanlar için kullanılan bu sözcük, genel anlamda bütün Oğuz Türkleri için de kullanılmaktadır. Türkiye’de bazı Yörüklerin kendilerini Türkmen olarak kabul ettikleri, böyle adlandırdıkları da bilinmektedir.

Türkmen adının en başta Divanü Lûgat-it Türk’te Kaşgarlı Mahmut’un “Bunlar Oğuzlardır. Bunlara Türkmen denilmesinde bir hikâye vardır.” (DLT, C: III, s. 412) sözünde geçtiği bilinmektedir. Kaşgarlı’nın bahsettiği hikâyeye göre Balasagun’daki bir Türk hakanı doğuya çekilmiş ve orada yalnızca 22 kişi kalmıştır. Sonra 24 kişi olan bu insanlar üzerine saldıran Büyük İskender (Zülkarneyn), onların üzerlerinde Türk belgeleri bulunca onları Farsça -Türk’e benzeyen- anlamına gelen “Türkmanend” biçiminde adlandırmıştır.

Türkmen adının “Türkiman” (iman etmiş Türk) adından geldiğini İlhanlı tarihçisi Reşideddin Camü’t-Tevarih adlı eserinde yazmıştır. Necip Asım bu adın adam anlamına gelen “+man” ekinden ortaya çıktığını ve “Türk eri” anlamında kullanıldığını savunmuştur. A. Vámbéry “Türk men” (ben Türk’üm) sözünün kalıplaşması ile Türkmen adının ortaya çıktığını ileri sürmüştür.

Faruk Sümer, Müslümanlığı kabul eden Türklerin diğer Türk boylarından farkını belirtmek için Türkmen adını kullandıklarını ileri sürmüştür. Bu fikir, birçok bilim adamı tarafından kabul görmüştür. Fakat Jean Deny Türkçede “+man” ekinin büyüklük, fazlalık, üstünlük, abartma anlamı taşıdığını ve “Türk+man” adının (koyu Türk, saf Türk) anlamına geldiğini ifade eden görüşü, Türklük bilimi dünyasında en çok kabul gören görüş olmuştur.

Türkmenler, bozkır yaşamının bir gereği olarak göçer yaşam süren bir Türk boyudur. Teke, Yomut, Ersarı, Sarık, Salır, Gökleñ ve Çovdur gibi boylardan oluşan Türkmenler, Oğuz soylu Türkler’dendir.

Türkmenler siyasi olarak Selçuklu Devleti’yle tarih sahnesine çıkmış sayılırlar. Oğuzların başında bulunan Yabgu, müslüman Türkmenler’in üzerine yürümüştür. Sonraları kendi adını taşıyan bir devlet kuracak olan Selçuk Bey, Yabguya karşı mücadele etmiş ve Türkmen adıyla anılmaya başlayan müslüman Oğuzları korumuştur.

Bu olaydan sonra Türkmenler, Selçuk Bey önderliğinde batıya doğru hareket etmiş ve Hazar Deniz’ine yaklaşmışlardır. Orada kurulan Büyük Selçuklu Devleti, Moğol istilası yüzünden Türkmenlerin bir kısmının Hazar ötesindeki bir bölgeye, bir kısmının ise Anadolu ve Azerbaycan bölgelerine kaçmalarına neden olmuştur. Bu durum, Hazar ve Anadolu Türkmenlerinin ayrı sahalarda yaşamaları sonucunu doğurmuştur.

Bu arada Oğuzlar, genel olarak Türk adının yanında yine bir siyasi adlandırma olan “Türkmen” adını da taşımışlardır. Çünkü Oğuzlar Müslüman ülkelerine geldikten sonra İslam kaynaklarında bu adla adlandırılmışlardır.

Hazar ötesindeki Türkmenler Moğol ve Timur baskısında kaldıktan sonra, Kalmukların saldırılarına dayanamayıp Köpetdağ civarına -bugünkü Türkmenistan’ın güneyine- yerleşmişlerdir. Bu bölgede güçlenmeleri üzerine İran şahı Nadir Kulu Han’ın saldırılarına maruz kalmışlar ve büyük kayıplar vermişlerdir.

۱۸٫ yüzyıldan sonra İran ve Hive Hanlığı’nın baskılarına karşılık verebilecek güce ulaşmışlar ve Merv bölgesinde yayılmaya başlamışlardır. Uzun süre bu hanlıklarla mücadele etmişler ve bir savaşta İran ordusunu yok edecek güce ulaşmışlardır.

۱۸۶۰ yılından sonra rahat bir yaşam sürmeye başlayan ve bağımsız olarak yaşayan Türkmenler, 1879 yılında Rusların saldırılarıyla mücadele etmek zorunda kalmış; fakat şiddetli saldırılara dayanamayarak esaret altına girmişlerdir. 70 yıla yakın Rus esareti altında yaşayan Türkmenler, 19. yüzyılın sonları ile 20. yüzyıl başlarında birkaç kere ayaklanmış; fakat başarılı olmamışlardır.

Sovyetler Birliği’nin dağılmasından sonra, 1990 yılında bugünkü Türkmenistan Cumhuriyeti’ni kurmuşlar ve 1991 yılında bağımsızlıklarını ilân etmişlerdir.

تاریخ و زمان خبر

06

08

2018

چاپ
تلگرام
اینستاگرام
گوگل پلاس
فیسبوک
توئیتر
فونت بزرگ
فونت کوچک

propaganda